Frequently Asked Questions (FAQ)

Estetik ve Cerrahi Hakkında Sıkça Sorulan Soruların Cevapları

Merak Ettiğiniz Sorular

Plastik cerrahi nedir, ne gibi konularla uğraşır?

Plastik cerrahi, tam adıyla plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi özelleşmiş bir cerrahi branştır. “Plasti” ile önceden varolan bir şeye yeniden şekil vermek, “rekonstrüksiyon” ile olmayan ya da eksik bir şeyi yeniden inşa etmek, tamamlamak olarak tanımlanabilen teknik terimlerdir. “Estetik” ise yapılan bu işlemin görsel bir iyileştirme amaçlı olduğunu belirtir.

Plastik cerrahinin odaklandığı bir vücut bölümü ya da sistem yoktur. Tüm vücut yüzeyinde olışan her türlü cerrahi problemle ilgilenir. Bu durumda oldukça geniş bir ilgi alanı bulunur diyebiliriz. Vücudun şekil ve işlevlerini bozan tüm doğumsal, travmatik veya sonradan oluşan hastalıkları şeklinde özetlenebilir.

Estetik ameliyatları sadece plastik cerrah mı yapar?

Ülkemizde hangi ameliyatın hangi branş tarafından yapılabileceğine ya da yapılması gerektiğine dair yazılı bir kanun bulunmamaktadır. Hastalar, hatta bir çok sağlık çalışanı bile hangi ameliyatların hangi hekim tarafından yapıldığını çoğu kez bilememektedir. Ancak, ameliyat sonrası oluşan komplikasyonlar ve olası bir mahkeme sürecinde bilirkişinin hangi branştan olacağı konusu daha belirgindir.

Plastik cerrahi eğitiminin zorluğu, alanının geniş olması, plastik cerrahi sayısının azlığı gibi bir çok sebepten dolayı estetik ameliyatlar ve girişimler diğer branştan uzman hekimler, uzman olmayan hekimler hatta hekim olmayanlar tarafından bile yapılmaktadır. Herhangi bir ameliyat ya da girişim her zaman doğru şekilde sonuçlanmayabilir. Bu bilgi, eğitim ve beceri eksikliğine (malpraktis) bağlı ya da istenmeyen kötü sonuç (komplikasyon) şeklinde meydana gelebilir. Böyle bir durumda bu duruma müdahale edecek ve sorumluluğu alacak branş hangisidir? Sorunun cevabı büyük ihtimalle “Plastik Cerrahi” olacaktır.

Estetik ameliyatlardan sonra iz kalır mı?

Kalır. Her türlü deri kesisi ve dikişi sonrası iz kalır. Ancak estetik ameliyatlarda, daha doğrusu bütün plastik cerrahi ameliyatlarında kesilecek bölge seçilirken izin az kalacağı ve belli olmayacağı, saklanabileceği bölgeler seçilir. Genelde kıvrım bölgeleri ve deri kıvrımlarına paralel yerler tercih edilir, böylelikle iz önemsenmeyecek kadar az kalır.

Estetik dikiş nedir, normal dikişten ne farkı vardır?

Estetik dikiş diye bir dikiş bilimsel olarak yoktur. Plastik cerrahın uyguladığı tüm dikişler estetik dikiştir diyebiliriz. Kesinin şekline, biçimine ve yerleşimine göre uygun teknik ve materyal kullanılarak özenle uygulanan dikiş sonuçları daha iyi olacak dikiştir.

Doku nakli ne demektir?

Rekonstrüktif ameliyatlarda olmayan ya da az olan bir dokunun yeniden oluşturulması için başka bölgelerden alınan dokular nakil edilebilir. Bu nakil bazen canlı, dolaşımı olan dokularla (flep) bazen de aşı şeklinde sonradan dolaşım kazanacak dokular ile (greft) yapılmaktadır. Çoğunlukla kişinin kendisinden alınabilmekle birlikte sentetik ya da biyolojik kaynaklı dokular da nakil için kullanılabilir.

Plastik cerrahide bu amaçla en çok yağ, deri, kıkırdak, kemik, kas, sinir, fasya (zar), kas, tendon gibi dokular kullanılmaktadır. Bunlara “greft” denilmektedir.

Yüz nakli de bir tür flep uygulamasıdır diyebiliriz.

Kimler estetik ameliyat olmalıdır?

Bu sorunun cevabını kişinin kendisi vermelidir. Estetik ameliyat olmak isteyen herkes böyle bir talepte bulunabilir. Ancak plastik cerrahi ile yapılabilecek değişiklikler belirli bir sınırdadır. Beklenti bu sınırlar arasındaysa ameliyat olmalıdır.

Kimler estetik ameliyat olmamalıdır?

Beden/organ gelişimi tamamlanmadan acil olmayan estetik ameliyatlar yapılmamalıdır. Örneğin burun ameliyatı için 16-17 yaş sınırı gerekliyken kepçe kulak için 6 yaş uygundur.

Beden dismorfik hastalığı/bozukluğu olan, beklentileri yüksek ya da imkansız kişiler de ameliyat sonrası memnun kalmayacakları için estetik ameliyat olmaları kötü sonuçlara yol açabilir. Bu tür hastalarda ameliyat yapılacaksa bile öncelikli olarak psikiyatrik muayeneden ve bilgilendirilmeden geçmeleri gereklidir.

Kendisi için değil, başkalarını mutlu etmek için veya ilişkileri düzeltme amacıyla yapılacak estetik işlemler de ileride sorun yaratacaktır.

Ameliyattan sonra burun ucu düşer mi?

Burun destek yapılarının korunduğu ve yeniden sağlandığı sürece burun ucunda veya sırtında çökme olmaz. Burun ucu düşmesi daha çok burun ön ve sırt eğriliği bulunan ya da sadece nefes ile ilgili kapalı ameliyatlarda gereğinden fazla doku çıkarılmasına bağlı olarak ortaya çıkar ki bunun tedavisi de revizyon estetik burun ameliyatıdır.

Tamponlar çekilirken çok canım yanar mı?

Eski tip ekstrafor gaz (şerit bez) tamponlar modern silikon tamponlara göre hem ameliyat sonrası dönemde hem de çıkartılırken daha sıkıntılıydı. Kişiden kişiye değişmekle birlikte silikon tamponlar çıkartılırken çoğu hastanın tepkisi “o kadar da kötü değilmiş” olduğu yönünde. Tabii bunda burun içini ve septumu kaplayan dokunun ameliyatta hasar görmemesi, ek dikişlerle sabitlenmesi, kabuklanmanın az olması gibi faktörler de etkilidir.

İsteyen herkes burun ameliyatı olabilir mi?

16 yaşını doldurmuş kızlar ve 17 yaşını doldurmuş erkeklerin tıbbi açıdan bu ameliyatı olmalarında sakınca yoktur. Özetle yüz ve burun kemik gelişiminin tamamlanmış olması beklenmelidir. Ayrıca yüz – kafa kemik gelişimi açısından nadir görülen bazı durumların da varlığı sorgulanmalıdır. Bunun dışında, ameliyatın gerekliliği ve getirecekleri konusunda doktorunuzla konuşup ortak bir noktada buluştuğunuz takdirde ameliyat olabilirsiniz.

Daha önce burun ameliyatı geçiren birisine yeniden burun ameliyatı yapılır mı, nasıl yapılır?

Plastik cerrahinin uğraş alanlarından biri de revizyon rinoplasti (düzeltme ameliyatı) dır. İlk ameliyattan farklı olarak düzeltme ameliyatları daha çok rekonstrüktif (yeniden oluşturma) basamaklar içerir. Misal, eksik olan parçalar burun içinde kalmadığı için başka bölgelerden alınması gerekebilir. Sonuç ve riskler konusunda ilk ameliyat kadar başarılı sözler söylemek uygun olmaz.

İstediğim birinin burun şekline sahip olabilir miyim?

Cerrahi tekniğin ve kendi dokularınızın izin verdiği aralıkta burun şekliniz değiştirilebilir. Elbette istediğiniz bir buruna benzer bir burun yapmak mümkün olabilir. Ancak burada önemli olan o burun yapısının size yakışıp yakışmayacağıdır. Ayrıca istediğiniz burun şekli yapılabilsa dahi burundan nefes almanızı azaltmaması gerekir.

Plastik cerrah mı, kulak burun boğaz uzmanı mı?

Yasal olarak her iki branş da bu ameliyatı gerçekleştirebilmektedir. Her iki branştan da bu ameliyatı çok iyi yapan hekimler bulunmakla birlikte düzeltme ameliyatlarını genelde plastik cerrahlar yapmaktadır. Kişisel önerim, revizyon (düzeltme) ameliyatını da yapabilen doktorlar seçmeniz ve bu konuda önceden doktorunuzla konuşmanız.

Burnumda kemik varmış, ne yapmam gerekiyor?

Önemli olan size ne söylendiği değil, şikayetinizin ne olduğu. Her insanın burun içinde ve dışında kemik, kıkırdak, et vs. olması gayet doğaldır. Eğer şikayetiniz nefes almada güçlük ise bu “kemik” eğri septum (burun bölmesi) olabilir. Beraberinde burun dış kısmında eğrilik ve kemer de bulunması nadir değildir. Şikayetleriniz ve muayene sonucuna göre tedavi belirlenir.

Burun kemerinden (hump) memnun değilim, biraz törpüleseniz olmaz mı?

Sürekli belirttiğim gibi, burun bir heykel hamuru değil bir bina gibidir. Bir binayı sadece çatısını alarak bir boy küçük hale getiremezsiniz. Dahası, çatısını aldığınız bina işlevsel bir bina olmaktan çıkar. Törpüleme işlemi küçük düzeltmeler dışında tek başına burun estetiği için kullanılmaz. Bu işlemi özellikle yapılan diğer işlemlere (septoplasti vs) ek uygulanan ufak bir hediye olarak görmeyin, bu konudaki tekliflere uzak durun.

Ne zaman çalışabilir, denize girebilirim?

Sağlık açısından ameliyat sonrası ilk 3 gün dışarı çıkmanızı bile önermem. Evinizde serin bir ortamda istirahat etmeniz en uygunu olacaktır. Başınızı öne eğmeden dilediğiniz şeyle meşgul olabilirsiniz. Tamponlar çıkarıldıktan sonra sağlık açısından dışarıya çıkmanızda, ufak tefek işler yapmanızda hatta duruma göre çalışmanızda sakınca yok ancak sosyal açıdan burun üzerinde alçı olması size biraz sorun çıkarabilir. Alçı çıkıncaya kadar su değmemesi için banyo yapamazsınız, kuaförler bu konuda size yardımcı olacak ve en azından saçlarınızı yıkayacaktır.

Alçı çıkarıldıktan sonra burun üzerine şeklin korunması ve ödemin azalması için ince bantlar koyulur. Ertesi gün yıkandığınızda bu bantlar kendiliğinden düşer. Burnunuza içme suyu çekmediğiniz takdirde istediğiniz kadar yüzünüzü yıkayabilir, yıkanabilirsiniz.

Deniz suyu burun ameliyatlarından sonra zaten önerilen bir tedavi olsa da denize girmek için 3 haftanın geçmesini tavsiye edilir. Denize girilecekse bile dalma, atlama gibi atletik girişimlerden uzak durulmalı ve güneş kremleri kullanılmalıdır. Havuz için ise en az 2 ay geçmesi gereklidir. Gözlük kullanma için de yine 1 ayın geçmesi uygun olacaktır.

Burnum son şeklini ne zaman alır?

Yapılan ameliyata göre değişmekle birlikte ilk burun ameliyatıysa ve özellikli bir işlem yapılmadıysa ilk ayın sonunda şişliklerin %50-60 ı geçecektir. Bir çok kitapta ve kaynakta burun şeklinin 6 ay ile 2 yıl arası son halini aldığı yazmaktadır. 2-3 ay sonunda burun son halini çoğunlukla alır. 6 aydan sonra çok fazla değişmez. Ama ikinci bir ameliyat gerekse bile 1 yılın geçmesi beklenmektedir. Süre konusunda hekiminiz daha ayrıntılı bilgi verecektir.

Silikon protez kanser yapar mı?

Silikon maddesinin kanser yaptığını gösteren bir çalışma bulunmamaktadır. Amerika Birleşik Devletleri’nde özellikle bu konu uzun yıllardır tartışılmakta. Önceki yıllarda bir süre yasaklanmasına rağmen artık tuzlu su içeren silikon protezler serbest olarak kullanılmakta. ABD dışındaki tüm ülkelerde bu protezlerin kullanılmasında herhangi bir problemle karşılaşılmadı. Dahası, silikon protez uygulanan hastalarda meme kanseri teşhisinin daha erken konulduğu yönünde çalışmalar da mevcut.

Protez yapıldıktan ne süre sonra hamile kalabilirim?

Ameliyattan 1 yıl sonra çocuk doğurabilirsiniz.

Bebek emzirmede bir sorun olur mu?

Bütün annelerin emziremediğini biliyoruz. Aynı oran meme protezi ameliyatı olan kadınlar için de birebir geçerlidir. Eğer meme başından protez konulduysa bu oran biraz daha artabilir. Bunun dışında silikonun süte geçtiği ya da emzirmeyi engellediği yönünde bir düşünce olamaz.

Meme büyütme ameliyatı her yaşta ve herkese yapılabilir mi?

18 yaşını doldurmuş ve ek sağlık sorunu olmayan herkese yapılabilir.

Silikon protez dışında meme büyütme seçenekleri neler? Kişinin kendi vücudundan yapılabilir mi?

Alternatif tedavileri basitten karmaşığa doğru gözden geçirdiğimizde masaj, özel giysiler, bitkisel ilaçlar, hormonlar, yağ enjeksiyonu, dolgu enjeksiyonu olmak üzere bir çok yönteme rastlanabilir. Rasyonel bir düşünce ile masaj ve özel giysiler sadece minimal geçici şekil değişikliği sağlanabileceği aşikardır. Meme dokusunu veya hacmini arttırmak için bazı bitkisel ve hormonal replasman içeren ilaç tedavileri mevcuttur. Bu ilaçlar eğer kullanıldığında işe yarıyorsa hormon içeriyordur ve ileride ek sorunlar yaratacağı muhtemeldir. Diğer yandan meme dokusunun az olmasının sebebi hormon seviyesinin düşüklüğünden ziyade meme dokusunun hormona yanıtının az olmasıdır. Bu nedenle ancak tehlikeli sayılabilecek yüksek seviyede hormon alınmasıyla meme dokusunun büyüyebileceği unutulmamalıdır. Alınan hormon sadece meme dokusu üzerine değil üreme dahil bütün organlarda etkilere sahiptir. Bu nedenle en güvenilir yöntem meme dokusunu taklit edecek şekilde büyütme işlemidir.

Yağ enjeksiyonu plastik cerrahide çok sık kullanılan bir yöntemdir. Son yıllarda meme büyütme amaçlı da kullanımı yaygınlaşmıştır. Ancak tek seansta verilebilen ve yaşayabilecek doku miktarının az olması, vücuttan alınabilecek yağ dokusunun her zaman bulunamaması, yağ dokusunun meme dokusundan farklı kıvamda olması sonucu ideal görünümü sağlayamaması ve çok seans gerektirmesi nedeniyle tam anlamıyla bir meme büyütme işleminden ziyade ufak asimetrileri, çöküklükleri düzeltme işlemi olarak kullanım alanı bulmuştur.

Aynı amaçla dolgu materyalleri de (hyaluronik asit) kullanılabilmektedir. Normalde 1-2 cc (gram) olarak bulunan bu materyalle sadece yüz bölgesi estetiği uygulamaları yapılmaktaydı. Artık daha büyük miktarda gövde, meme, kalça, bacak gibi bölgelerde uygulama amaçlı preparatlar mevcut. Yağ enjeksiyonuna benzer sonuçlar verebilmekle birlikte uygulaması daha basit ama sadece 6-7 ay işe yaramakta. En küçük silikon protezden daha az miktar enjeksiyon yapılabilmekte ve ekonomik olarak protezden daha pahalı. Eğer “ameliyat” olmaktan korkuyorsanız, çok büyük bir değişiklik istemiyorsanız ve kalıcı olmaması sorun değilse sizin için bir seçenek olabilir.

Emzirme sonrası sarkan göğüsler protez ile dikleştirilebilir mi?

Hafif derece sarkmalar uygun protezler kullanılarak toparlanabilmektedir. Ama sarkma daha ağır ise uygulanacak protez ile büyük ama sarkık memeler elde edilir. Bu nedenle aynı seansta veya ikinci bir seansta meme toparlama ameliyatı daha uygun olacaktır.

Asimetrik memelerde de protez yapılabiliyor mu?

Meme asimetrisi düzeltilmesi iki yöntemle yapılabilir. Meme hacimleri yeterliyse protez kullanmadan küçültme veya dikleştirme ameliyatı yapılabilir. Meme hacimleri yetersizse farklı protezler kullanılarak asimetri düzeltilebilir veya iki yöntem aynı anda kullanılabilir. Özetle, İki memeye farklı protezler konularak asimetri düzeltilebilir.

Protez ameliyatının doğal görünümlü olması için nelere dikkat etmeli?

Doğal görünüm daha çok uygun protez ve teknik seçimine bağlı olmakla birlikte hasta istekleri de bu konuda etkilidir. Örneğin sarkık memeleri sadece protezle toparlamak gibi bir talep sonucu uygun olmayan büyüklükte protez kullanılması gerekir ki bu da doğal olmayan sonuçlara yol açar. Bu konuda en önemli nokta hekiminizle iyi bir iletişimden geçer.

Silikon protezlerin patladığı doğru mu? Ömrü ne kadardır?

Plastik cerrahlar arasında kült sayılan sorulardan birisi olmakla birlikte herkesin cevabını merak ettiği bir konudur. Silikon protezler kesici-delici yaralanmalar olmadığı sürece patlamaz. Bunun dışında silikon protezi patlatabilmek için gereken enerji öncelikle kaburga ve sırt kemiğinizi parçalar. Kendiliğinden patlayan silikon protez ya hatalı üretimdir ya da şehir efsanesidir.

Damla protez mi yuvarlak protez mi daha iyi?

Benim görüşüm, bazen damla bazen de yuvarlak kullanmak gerektiği yönünde. Hastanın genel vücut yapısı, meme dokusu hacmi ve beklentilerine göre uygun protezler seçilmesi daha doğru olacaktır.

Ameliyat çok ağrılı mı, ne zaman işe dönülebilir vs..

Eğer kas altı bir plan seçildiyse daha fazla ve uzun süren bir ağrınız olacaktır. Özellikle kol hareketlerinizi azaltmanızı ve dik yatmanızı tavsiye ediyoruz. Bunun dışında zarf dediğimiz protezi kaplayan meme derisi göreceli olarak az olduğunda (özellikle zayıf yapılı genç kızlarda) protez göğüs kafesi üzerine baskı yaparak daha fazla ağrıya ve nefes almada zorluklara yol açabilmektedir. İlk haftalardan sonra bu durum genelde normale döner.

Kişisel farklılıklar ve ameliyatın çeşidine göre ameliyat sonrası ağrı, günlük işlere dönebilme süresi gibi farklılıklar ortaya çıkabilmektedir. Ağır olmayan bir iş için en az iki gün, en fazla on gün makul bir aralıktır.

Memeler son şeklini ne zaman alır?

Teorik olarak bütün ameliyatlarda yara iyileşmesinin 6 ay sürdüğü kabul edilmektedir. Ancak 3 ayın sonunda memelerin son şeklini aldığını kabul etmekteyiz.

Ameliyat sonrası meme kanseri riski var mı?

Her kadında meme kanseri riski vardır. Bu risk, meme dokusu miktarıyla da ilişkilidir. Bu ameliyatta meme dokusu miktarı azaltılacağı için sonrasındaki meme kanseri riski de azaltılmış olur ancak meme kanseri riski tamamen kaldırılmaz. Meme küçültme ameliyatında alınan dokular mutlaka patolojik incelemeye gönderilir, böylelikle memenin kanser dışı hastalıkları (kist, fibrom, fibrokist vb) da tanı ve tedavi edilmiş olur. Ameliyat olmamış kadınlar gibi meme takibini yaptırmak durumundasınız. Ancak ameliyata bağlı bir risk artışı söz konusu değildir.

Kimler ameliyat olabilir?

18 yaşını bitirmiş, tıbbi açıdan ameliyat olmasına engel bulunmayan, son 6 ay içerisinde meme büyümesi durmuş, öngörülen ameliyat sonuçlarının beklentisi dahilinde olan herkes bu ameliyatı olabilir.

Oluşan izler ameliyat sonrası azaltılabilir mi?

Gerekli durumlarda oluşan izler inceltilebilir, düzleştirilebilir, deriye aynı seviyeye ve renge getirilebilir ancak kısaltılamaz, ancak uzatılabilir.

Ameliyattan sonra emzirme yeteneği kaybolur mu?

Bu ameliyattan sonra süt verme yeteneği kaybolabilir. Bu nedenle, bu tür durumları doktorunuzla konuşarak beklentilerinizi önceden anlatmanız yararlı olacaktır. Meme küçültme ameliyatı standart bir ameliyat değildir ve teknik seçiminde bir çok noktayı hesaba katmak gerekecektir. Ancak eğer laktasyon (süt verme) koruyucu teknik seçilirse, süt vermede herhangi bir sorun çıkmamaktadır, özetle ameliyat olmamış kadınlar kadar risk bulunmaktadır.

Meme başında his kaybı neden oluşur?

Bu ameliyatta, uygulanan tekniklerin farklı olmasının bir sebebi de meme başının kanlanma ve hissini alan yapılan farklı şekillerde korunabilmesinden (pedikül) doğmaktadır. Uygun teknik seçiminin yanlış yapılması dışında hastaya ait faktörler bu konuda daha önemli rol oynar. Memenin çok büyük ve veya sarkık olması, güvenli küçültme aralığından daha fazla küçültme istenmesi, sigara, dolaşım sorunları, enfeksiyon, şeker hastalığı, kalp hastalıkları gibi altta yatan sebepler meme başı dolaşım ve his kaybı riskini arttırmaktadır. Tam veya kısmi meme başı kaybı olabilir. Dolaşım kaybı olmadan meydana gelen his kayıpları genelde aylar içerisinde normale dönmektedir.

Ameliyat sonrası yeniden büyüme ve sarkma olur mu?

Ameliyat olmamış birinde olabilecek büyüme ve sarkma ameliyat olmuş birinde de daha az olmakla birlikte yine mevcuttur. Yani kilo alırsanız doğal olarak meme bölgenizden de kilo alırsınız. Zamanla yine sarkma meydana gelecektir, bu nedenle ameliyatta normalden biraz daha fazla kaldırma/toparlama işlemi yapılmaktadır.

Memeler son halini ve şeklini ne zaman sonra alır?

Yara iyileşmesi tüm ameliyatlarda 6 ay sürmektedir. Genelde 3-4 ay sonra kabaca son halini alır diyebiliriz, 1 yıldan sonra herhangi bir değişiklik beklenmez.

Protezli meme dikleştirme ameliyatları aynı anda mı yapılmalı? Hangisi önce yapılmalıdır?

Hasta durumu ve acelesine bağlıdır. Aynı anda yapıldığı zaman iyileşme ve son şekil alma süresi daha kısa olacaktır. Ancak izler daha geniş kalabilmektedir. Bunun dışında teknik olarak daha zor bir ameliyattır.

Eğer ayrı ayrı yapılacaksa önce meme dikleştirme ameliyatı daha sonra protez ameliyatı yapılması daha uygundur.

Ameliyat sonrası meme kanseri riski var mı?

Her kadında meme kanseri riski vardır. Bu risk, meme dokusu miktarıyla da ilişkilidir. Bu ameliyatta meme dokusu miktarı azaltılacağı için sonrasındaki meme kanseri riski de azaltılmış olur ancak meme kanseri riski tamamen kaldırılmaz. Meme küçültme ameliyatında alınan dokular mutlaka patolojik incelemeye gönderilir, böylelikle memenin kanser dışı hastalıkları (kist, fibrom, fibrokist vb) da tanı ve tedavi edilmiş olur. Ameliyat olmamış kadınlar gibi meme takibini yaptırmak durumundasınız. Ancak ameliyata bağlı bir risk artışı söz konusu değildir.

Kimler ameliyat olabilir?

18 yaşını bitirmiş, tıbbi açıdan ameliyat olmasına engel bulunmayan, son 6 ay içerisinde meme büyümesi durmuş, öngörülen ameliyat sonuçlarının beklentisi dahilinde olan herkes bu ameliyatı olabilir.

Oluşan izler ameliyat sonrası azaltılabilir mi?

Gerekli durumlarda oluşan izler inceltilebilir, düzleştirilebilir, deriye aynı seviyeye ve renge getirilebilir ancak kısaltılamaz, ancak uzatılabilir.

Ameliyattan sonra emzirme yeteneği kaybolur mu?

Bu ameliyattan sonra süt verme yeteneği kaybolabilir. Bu nedenle, bu tür durumları doktorunuzla konuşarak beklentilerinizi önceden anlatmanız yararlı olacaktır. Meme küçültme ameliyatı standart bir ameliyat değildir ve teknik seçiminde bir çok noktayı hesaba katmak gerekecektir. Ancak eğer laktasyon (süt verme) koruyucu teknik seçilirse, süt vermede herhangi bir sorun çıkmamaktadır, özetle ameliyat olmamış kadınlar kadar risk bulunmaktadır.

Meme başında his kaybı neden oluşur?

Bu ameliyatta, uygulanan tekniklerin farklı olmasının bir sebebi de meme başının kanlanma ve hissini alan yapılan farklı şekillerde korunabilmesinden (pedikül) doğmaktadır. Uygun teknik seçiminin yanlış yapılması dışında hastaya ait faktörler bu konuda daha önemli rol oynar. Memenin çok büyük ve veya sarkık olması, güvenli küçültme aralığından daha fazla küçültme istenmesi, sigara, dolaşım sorunları, enfeksiyon, şeker hastalığı, kalp hastalıkları gibi altta yatan sebepler meme başı dolaşım ve his kaybı riskini arttırmaktadır. Tam veya kısmi meme başı kaybı olabilir. Dolaşım kaybı olmadan meydana gelen his kayıpları genelde aylar içerisinde normale dönmektedir.

Ameliyat sonrası yeniden büyüme ve sarkma olur mu?

Ameliyat olmamış birinde olabilecek büyüme ve sarkma ameliyat olmuş birinde de daha az olmakla birlikte yine mevcuttur. Yani kilo alırsanız doğal olarak meme bölgenizden de kilo alırsınız. Zamanla yine sarkma meydana gelecektir, bu nedenle ameliyatta normalden biraz daha fazla kaldırma/toparlama işlemi yapılmaktadır.

Memeler son halini ve şeklini ne zaman sonra alır?

Yara iyileşmesi tüm ameliyatlarda 6 ay sürmektedir. Genelde 3-4 ay sonra kabaca son halini alır diyebiliriz, 1 yıldan sonra herhangi bir değişiklik beklenmez.

Botoks dudakları kalınlaştırır, yüzü şişirir

Hayır. Botoks bir dolgu maddesi değildir. Bu ama için kişinin kendi yağını, dokusunu veya hyaluronik asit gibi dolgu maddelerini kullanmaktayız.

Botoks yılan zehridir, ölüm riski vardır.

Hayır. Botoks sık kullanılan aşılar ve antibiyotikler ile aynı laboratuar teknikleri ile imal edilmekte. Herhangi bir hayvandan ya da böcekten elde edilmemekte. Piyasadaki botoks ile bir insanı öldürmeniz imkansız.

Botoks şeytan yüzü yapar. Kişiyi ruhsuz gösterir.

Sadece botoks ile böyle bir duruma yol açmak imkansız. Botoks çoğunlukla üst yüzde etkilidir. Uygun şekilde kullanıldığında kaşlarınızı çatma, hayret etme gibi sinirli ve üzüntülü görüntü azaltılır ve daha yumuşak bir ruh hali görüntüsü ortaya çıkar. Bu tür mimikler profesyonel oyuncu değilseniz normal hayatta sizi rahatsız etmeyecektir. Dahası asık suratlı ve asabi bir görüntünüz varsa botoks size ilaç gibi gelecektir.

Bir kere botoks yapıldı mı bağımlılık yapar ve sürekli yaptırmak gerekir.

Tıbbi olarak böyle bir bağımlılık yok. Ancak botoks 6-12 ay gibi geçici bir düzelme sağlayacaktır. Bu süre içinde botoks yaptırmadan önceki görüntünüzü unutacağınız için botoks etkisi geçince sanki daha çok yaşlanmış gibi hissedeceğiniz bir gerçek. Dahası düzenli aralıklarla yapılan botoks enjeksiyonları etki süresini uzatır. Hatta 30 lu yaşlardan itibaren yapılan koruyucu botoks enjeksiyonlarının yaşlanmayı geciktirdiği gösterilmiştir.

Botoks sadece estetik amaçlı yapılan bir uygulamadır.

Yanlış. Botoks bir çok spastik hastalığın tedavisinde, şaşılıkta, migrende, aşırı terlemelerde, çene ağrılarında kullanılan bir ilaçtır. Ülkemizde kullanılan botoksun sadece dörtte birinin estetik amaçlı kullanıldığı düşünülmektedir.

Botoks yapılınca ek başka bir işleme gerek kalmaz.

Hayır. Plastik cerrahide botoks bir çok işleme ek olarak kullanılmaktadır. Mesela yüz germe işlemiyle göz kenarlarındaki ince kırışıklıkları ve alın bölgesini düzeltmek çok zordur. Ancak botoks yanak ve boyun bölgesindeki sarkmaları düzeltemez. Bu nedenle sarkma ve torbalanmalar cerrahi yöntemle, ince kırışıklıklar botoks ile düzeltilerek mükemmel sonuç alınabilir. Bazen alın bölgesindeki kırışıklıklar çok derindir ve botoks yeterince etkili olmayabilir. Böyle durumlarda botoksa ek olarak dolgu da uygulanmalıdır.

Kaş kaldırmak için botoks yeterlidir.

Bazen. Botoks ile kaşlar sadece birkaç milimetre kaldırılabilir. Aslında botoks kaşları kaldırmaktan çok yay şekli vermek için kullanılır. Kaşlarınız gerçekten düşükse başka işlemlerin yapılması gerekir.

Botoks ucuz bir ilaçtır.

Botoks toz halindedir ve sulandırılarak kullanılır. Ayrıca soğuk ortamda saklanması gerekir. Teorik olarak istediğiniz kadar sulandırıp istediğiniz kadar kişiye uygulayabilirsiniz. Ancak etkili sonuç almak için önerilen sulandırma oranına uyulmalıdır. Bu halde bir flakon ilaç ile ideal olarak iki, en fazla üç kişiye uygulama yapılabilir. Ayrıca sulandırıldıktan sonra yine soğuk ortamda saklanmalı ve birkaç gün içinde kullanılmalıdır. Hal böyleyken ucuz uygulamaların ne kadar etkili ve uzun sonuçlar oluşturacağı tartışmalıdır.

Liposuction (Yağ aldırma) ameliyatından sonra hemen sonuç görülür mü ?

Karın, kalça, bel bölgenizden yağ aldırdıysanız sonucu hemen farkedersiniz. Fakat bu tam sonuç değildir. 6 ay içinde tama yakın sonuç görünür. Uyluk içi, alt bacak ve üst kolda eğer yağlanma çok ise sonuç hemen farkedilir. Az ise ertesi gün oluşan şişlikler sonucu değerlendirmeyi güçleşir. Bu bölgelerde de 6 ay sonra değerlendirme yapmak daha uygundur.

İyileşme süreci ne kadar sürüyor ?

Bu ameliyat günlük yaşantınızı pek kısıtlamaz. 1 günlük dinlenme sonrası korse içinde kendinizi güvende hissedersiniz. Korsenin devamlı kullanıldığı 1 aylık süreç iyileşme dönemi olarak değerlendirilebilir. Bu süreç sonrası özellikle bacaklar için lenfatik masajı çok öneriyorum. Ödemin giderilmesi yanında selülitlere de çok faydalı bir yöntem. 1 aydan sonra normal hayatınıza devam edebilirsiniz.

Liposuctionda ne kadar yağ alınabilir?

Yağ alınma miktarı kişinin yaşı, sağlık durumu ile belirlenir. Tabiki sağlıklı olan şekillendirme için yağ alımıdır. Ama bazen kilo vermeye başlamış ama moral bozukluğu hat safhada kişiler için genetik yağlanma bölgelerinden bir miktar yağ alınması onları daha yüreklendirir. Diyetlerine daha sadık kalırlar. Karın bölgesinden 2 ile 3 litre, belden 3 litre, kalçadan 4 litreye kadar yağ aldırma yapılabilir. Yağ alımı yapılırken kişinin kaybettiği sıvı da damar yolundan verilmelidir. Küçük bölge yağ alımlarında sıvı verilmesinden sonra hasta aynı gün eve gidebilirken daha fazla yağ alımı yapıldığında bir gece hastanede yatarak damar yolundan ve ağızdan sıvı alımı mutlaka desteklenmelidir.

Hangi durumlarda liposuction uygulanmaz?

Kronik hastalıkları olan, yaşı ileri olan, özellikle kalp damar ve dolaşım sistemi rahatsızlıkları olanlarda pek tercih edilmez. Liposuction sonrası hemen hareketlenme önemlidir. Bu tarz rahatsızlıkları olanlarda hem hareket az olduğundan hem de hastalıklarının daha alevlenme riski olduğundan liposuction önermiyoruz. Tabi bir de ileri derecede kilo veren kişilerin derileri aşırı sarktığından hala yağlanma olduğunu düşünerek bizlere başvururlar. Bu kişilerde liposuction yerine deri germe ameliyatları daha uygun olur. Kilosu çok fazla olan kişilerde de liposuctionu önermiyorum. Bir miktar kilo verdikten sonra boy-kilo oranı makul bir seviyeye gelince yapılabilir. Kalan ve sporla verilmesi çok güçleşen 3-5 kilo bu yolla alınır. Hem de vücut şekillendirilmiş olur.

Liposuction ile kilo verilir mi?

Eğer kilo fazlanız yoksa ve şekillenme için ameliyat oluyorsanız kilo düşüşünden çok sıkılaşma farkedersiniz. Kilo fazlası olanlar mutlaka kilo verir. Fakat ödem nedeniyle kilo verme miktarı ilk başlarda belirgin olmayabilir. 2 aydan sonra diyetlerine dikkat ederlerse eskisinden ne kadar zayıfladıklarını fark ederler.

Ameliyat sonrası ağrı olur mu?

Genel olarak liposuctionda ameliyat öncesi lokal anestezikler ile infiltrasyon yapıldığından diğer ameliyatlara oranla ağrı çok azdır. Ağrı kesici ihtiyacı da az olur. Ancak ameliyat sonrasında bir miktar ağrı olsa bile günlük ağrı kesicilere cevap verir.

Ameliyatın kalıcılığı var mıdır?

Şekillenme amaçlı yapılan bel, kalça diz içi, uyluk içi liposuctionda kalıcılık belirgindir. Fakat karın bölgesi için kişinin diyetine dikkat etmesiyle kalıcılığın derecesi belli olur. Tabi bir de bayanlarda doğum olayı var bu da karın bölgesinin dinamiğinde oldukça etkili bir durumdur.

Kilo vermek ile liposuctionın farkı nedir?

Liposuctionda amaç şekillenmektir. Ama bazı özel durumlarda bir miktar kilo fazlası olanlara da bu uygulamayı yapıyoruz. Liposuction için en güzel örnek kalça bölgesindeki genetik yağlanmadır. Diyet ile kilo veren kişi her yerinden kilo vermeyi görür fakat problemli olan bölgesinin bir türlü memnun edecek düzeyde kilo vermez. Burada liposuction devreye girmelidir.